Çin istilası iç pazarı kuşattı

Türk üreticiler dış pazarda pay kaptırdığı Çin’e iç pazarda da karşı koymakta zorlanıyor. Baskılanan döviz kurunun tüketim malları ithalatına yaptığı pozitif katkının etkisiyle Çin’den yapılan ithalat son 5 yılda neredeyse 2 kat artarak 42 milyar dolara ulaştı.

Çin istilası iç pazarı kuşattı

İSTANBUL-NURULLAH SARI(YSM) - Düşük kur politikasıyla ihracatta rekabetçiliği aşınan sanayiciler, hem dış hem de iç pazarlarda Çin ablukası altında.

ABD’nin ithalatını azalttığı Çin, Türkiye’nin yakın pazarları Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki ağırlığını artırırken, Türkiye’nin bu pazarlarda ihracat artış hızı yavaşlıyor.

Bu durum sadece ihracat pazarlarında değil iç pazara da Çin mallarının daha düşük fiyatlara girmesine yol açarak birçok sektörde rekabet dengesini bozmaya başladı.

Tüketim malı ithalatı son 2 yılda önemli ölçüde artarken başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ürünlerinin iç pazarda ağırlığının arttı.

Türkiye’nin Çin’den ithalatı 2020 yılında 22 milyar dolar seviyesindeyken geçen yıl 42 milyar doları aştı.

Makine ithalatının 4’te 1’i Çin’den

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, dış ticarette devalüasyon dahil olmak üzere her türlü agresif önlemi gündemine alan ve GSYH içinde sanayinin payını yeniden yüzde 35’e çıkarmayı hedefl eyen Çin’in sinai ve ticari stratejisini tartışmanın çok önemli olduğunu kaydetti.

Karavelioğlu, “Çin’in, bir devlet politikası olarak uyguladığı örtülü destek ve teşviklerle haksız rekabete yol açması ve ülkesinde stratejik alanlarda yabancı yatırımcılara engel teşkil edecek düzenlemeler yapması, dünyanın geri kalanı için sürdürülebilir bir durum değil” dedi. Agresif politikalarına karşı, Avrupa’nın daha tedbirli olmayı amaçladığı Çin’den Türkiye’nin geçen yıl 11 milyar dolar makine ithal ettiğini vurgulayan Karavelioğlu, şöyle devam etti: “Bu veriye göre, ihracatının yüzde 40’a yakınını katma değeri en yüksek makinelerle AB’ye gerçekleştiren Türkiye, toplam makine ithalatının yüzde 25’ini Çin’den yapıyor. Türkiye’nin yıllık 16 milyar dolar düzeyindeki makine dış ticaret açığının dörtte üçü Çin’den geliyor. Sektörümüzün en ileri düzeyde entegre olduğu Almanya’dan yılda 20 milyar dolar kadar, tüm dünyadan 220 milyar doların üzerinde makine ithal eden Çin’e yılda ancak 150 milyon dolarlık makine satabiliyor oluşumuzu dayatan, hatta normalleştiren koşullarda acil iyileştirmeler gerektiği çok açık. Bakanlıklarımızın Çin ile ticarette daha dengeli bir yapı olacağı ve neredeyse hiç mal satamadığımız bu ülkeye yönelik yeni bir strateji geliştirileceği konusundaki açıklamalarını ilgiyle takip ediyoruz.”

İç pazarda da artık ucuz değiliz

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Kurucu Başkanı Burak Önder de Çin’in ABD’ye olan ihracatının son 5 yıldır azaldığını, Çin’in de arayı kapatmak için özellikle Türkiye’nin yakın coğrafyası olan Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki hegemonyasını artırdığını, bundan dolayı Türkiye’nin bu bölgelere ihracatını artırma hızının yavaşladığını aktardı.

Buna karşın Türk ihracatçıların mevcut kur politikasından dolayı ana pazarı AB dahil ihracat pazarlarında dezavantajlı duruma düştüğünü hatırlatan Önder, “Çinli firmalar, Çin’de de işler iyi gitmediği için ihracatta agresif davranıyorlar. Bununla beraber Türkiye sadece ihracat pazarlarında değil, iç pazarda da artık ucuz değil. Son 2 yılda Türkiye’nin tüketim malı ithalatı çift haneli büyüyor. Bu da gösteriyor ki biz artık iç piyasada pahalı hale geliyoruz. Buna çözüm bulmalıyız. Sanayici ve üretici desteklenmeli yoksa Türkiye Almanya’nın doğusundan Asya’ya kadar olan bölgedeki en önemli üretim üssü olma özelliği kaybedebilir” diye konuştu.

Çelik tüketiminin yarısı ithal

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan ise son dönemde tüm dünyada çelik fiyatları artarken, Çin’in zaten düşük olan çelik ürünleri fiyatlarının yüzde 4,5 daha düştüğünü hatırlattı.

Çin fiyatlarına çok net bir damping marjı söz konusu olduğunu vurgulayan Yayan, bu ülkeden gerçekleştirilen ithalata ciddi tedbir alınmamasının Türk üreticileri zora soktuğunu ifade etti.

Geçen yıl Ticaret Bakanlığı tarafından filmaşine koruma tedbiri, yassı sıcak ürünlere de damping vergileri getirildiğini kaydeden Yayan, “Ancak bunlar henüz rakamlara yansımadı. DİR mekanizması açık olduğu için bu ürünler, vergilerini ödemek istemeyenler tarafından ihracat kaydı ile getiriliyor. İhracat kayıt süreleri de çok uzun olduğu için bazı kötü niyetli kişiler ihracata kaçınmaya yönelik çok ciddi gayretler gösteriyor. Bu durum Türk çelik sektörünü olumsuz etkiliyor. Geçen yıl sadece 17,5 milyon ton ana çelik ürünlerinde ithalat söz konusu. Toplam tüketimimizin 38,3 milyon ton olduğunu dikkate alırsak yaklaşık yarısı ithal girdi ile karşılanıyor. Bu AB’de yüzde 23-24 civarında” diye konuştu.

YSM HABER MERKEZİ

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER